Posted by: Anıl Çalışkan on: Ağustos 29, 2010
Ortaokulun son yılı. O yıllarda birlikte basketbol oynadığım bir grup var. Aralarında da benden 2-3 yaş büyük bir kaç ağabey. Onlar sayesinde duydum desem yalan olmaz herhalde Fen Lisesi diye bir şey olduğunu, haylazlık işte! Bir de öyle ballandırarak anlatıyorlar ki yatılı okul maceralarını, sanırsınız Rıfat Ilgaz Hababam Sınıfı’nı anlatıyor. Zaten yeni ergen dönemlerimiz, “Yok [...]